BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ
BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ


2016'DA YAŞADIĞIMIZ SIKINTILARLA İNŞALLAH BİR DAHA KARŞILAŞMAYACAĞIZ

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı Van’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi.

Bakan Avcı: "Turizm hedefleri, bugüne kadar olduğu gibi Rusya, İngiltere ve Almanya ağırlıklı olmaktan çıkarıp, onların üzerine yeni destinasyonlar, yeni pazarlar ilave etmek."

Bakanı Avcı: "Böyle bir pazar çeşitlenmesiyle biz 2016'da yaşadığımız türden sıkıntılarla inşallah bir daha karşılaşmayacağız."


Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı Van programı kapsamında sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi. 

Avcı sivil toplum kuruluşlarına hitaben yaptığı konuşmada turizmin siyasetle, kültürle, barışla, istikrarla iç içe geçmiş bir faaliyet alanı olduğunu söyledi.

Turizm Sektörü Gittikçe Derinleşiyor ve Yaygınlaşıyor


Turizm sektörünün giderek genişlediğini belirten Bakan Avcı, "Bugün turizm dediğimiz sektör kendi çevresinde en az 56 alt veya yan sektörü etkileyen, onları besleyen, ekosistem üzerinden çalışan bir faaliyet alanıdır. Bütün dünyada ve bizim ülkemizde de gittikçe derinleşiyor ve yaygınlaşıyor." dedi.

Bir süre önce turizm konulu uluslararası bir konferansa katıldığını anımsatan Bakan Nabi Avcı, "Orada da vurgulandı. İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminde 1953 yılında bütün dünyada gezen turist sayısı 20 milyon, bugün Türkiye 2015 rakamlarıyla söyleyecek olursam 40 milyon turist ağırlayan bir ülke ve dünyanın 6'ncı büyük destinasyonudur." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin yakın zamana kadar turizm konusunda daha çok belli ülkelere endekslenmiş ve belli ürünler pazarlayan bir ülke olduğunun altını çizen Avcı, özellikle 2016'da bu alanda yaşanan sıkıntıların kendilerine aynı zamanda büyük bir tecrübe kazandırdığını dile getirdi.

Sadece Van'ın Ürün Çeşitliliği, Türkiye'nin Büyük Potansiyelini Göstermeye Yeter


Türkiye'nin turizm pazarını çeşitlendirmek zorunda olduğuna işaret eden Bakan Avcı, şunları kaydetti:

"Ülkemizin turizm hedefleri, bugüne kadar olduğu gibi daha çok Rusya, İngiltere ve Almanya ağırlıklı olmaktan çıkarıp, onları muhafaza etmek, tekrar genişletmek ama onların üzerine yeni destinasyonlar, yeni pazarlar ilave etmek. Nedir o pazarlar; Japonya, Çin, Hindistan, İskandinav, Orta Doğu, Latin Amerika, Kuzey Amerika, bütün dünyaya açılmak. Böyle bir pazar çeşitlenmesiyle biz 2016'da yaşadığımız türden sıkıntılarla inşallah bir daha karşılaşmayacağız."

Türkiye'nin uzun yıllar sektörde daha çok kıyı turizmini ve yaz dinlencesini pazarlayan bir ülke olarak tanındığını da belirten Kültür ve Turizm Bakanı Avcı, Türkiye'nin sadece bu zenginliklerden ibaret olmadığını vurgulayarak, "Sadece Van'ın ürün çeşitliliği, Türkiye'nin taşıdığı büyük potansiyeli göstermeye yeter. Ne arasanız var. İnanç, dağ, sağlık, eğitim, gezi yolları, tarihi birikimler dünyanın her yerinden gelecek bütün turistlere, misafirlere sunacak zenginliklerimiz var." şeklinde konuştu.

Bakan Avcı ayrıca, Türkiye'nin iyi bir planlama ve akıllı bir tanıtım stratejisi yapması gerektiğini vurguladı.

Benden Önce Van Kedisiyle Tanışıyorlar

Kendisiyle görüşmek üzere gelen heyetlerin bakanlıktaki Van kedisiyle fotoğraf çektirmeden gitmediğini anlatan Bakan Avcı, şöyle devam etti:

"Benden önce Van kedisiyle tanışıyorlar, 'Pamuk'la tanışıyorlar. Çünkü bizim bakanlığımızın kadrolu kedisi. Her gelen hayran oluyor. Yabancı heyetler onunla fotoğraf çektirmeden gitmiyorlar. Biz elimizde olan her imkanı kullanarak Van kedisinden Van kahvaltısına kadar, Akdamar Ahlat'a kadar dağımız, gölümüz, inci kefalimizle bütün Türkiye tanıtımlarını ayrılamaz bir parçası haline zaten getiriyoruz."

Gündelik Hayatı Normal Akışına Sokmalıyız, Sokuyoruz

"Teröre rağmen, terörün geniş halk kitleleri üzerinde uyandırmak istediği, hedeflediği yılgınlık, bezginlik havası çabalarına rağmen her fırsatta önce gündelik hayatı normal akışına sokmalıyız, sokuyoruz." diyen Avcı, şu ifadeleri kullandı:

"Bunun en güzel örneklerinden birini savaşta Saraybosnalı hanımlar verdi. Onlar Sırp kuşatması altındayken her sabah, aslında kahve yoktur. Saraybosna'da kahve girişi yoktur. Buna rağmen o gündelik rutinleri olan komşuya gidip kahve içme geleneğini aksatmadan sürdürdüler. Bunu da Sırplara 'hayır size teslim olmadık, sizin yılgınlık çabalarınız boşuna, biz gündelik hayatımızı daha da güzelleştirerek sürdürmeye devam ediyoruz' mesajını vermekti."

(14.10.2016)

  • VS4.jpg
  • VS10.jpg
  • VS6.jpg
  • VS14.jpg
  • VS12.jpg
  • VS7.jpg
  • VS13.jpg
  • VS11.jpg
  • VS8.jpg
  • VS3.jpg
  • VS9.jpg
  • VS5.jpg